Postbiyotikler sağlıklı mıdır?
Postbiyotikler “potansiyel olarak faydalı” bir yaklaşım sunar; ancak “herkes için otomatik sağlıklı” demek doğru değildir. Avantaj olarak; canlı mikroorganizma içermedikleri için bazı kişilerde (ör. canlı probiyotiklere karşı hassasiyet endişesi olanlar) teorik olarak daha öngörülebilir güvenlik profili sağlayabilirler. Fakat burada kritik nokta ürün standardizasyonudur: Hangi organizma/bileşen, hangi doz, hangi işlem… Bunlar net değilse postbiyotik iddiası zayıflar. Klinik açıdan; bazı inaktive suşların bağışıklık yanıtını düzenleme, üst solunum yolu enfeksiyonu sıklığını azaltma veya bağırsak bariyer fonksiyonunu destekleme gibi alanlarda umut verici veriler vardır; yine de her endikasyonda kanıt seviyesi aynı değildir. Yan etki tarafında; genellikle hafif sindirim yakınmaları görülebilir, ancak ilaç etkileşimi veya özel hastalık gruplarında uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle immünsüpresyon, gebelik, emzirme, çoklu kronik hastalık ve düzenli kan sulandırıcı/immün modülatör kullananlarda ürün seçimi klinik akılla yapılmalıdır. Sonuç: Postbiyotikler doğru ürün–doz–hedef eşleşmesiyle akıllı bir araç olabilir; “mucize” değil, planlı bir tamamlayıcıdır.