Vücutta omega-3 eksikliği nasıl anlaşılır?
OMEGA-3 REHBERİ: BİLİMSEL AMA ANLAŞILIR SORU–CEVAP
“Eksiklik çoğu zaman tek bir belirtiyle değil; beslenme öyküsü ve bazı bulguların birleşimiyle anlaşılır.”
Omega-3 “eksikliği” vitamin eksikliği gibi kolay bir kan testiyle herkes için standart tanımlanan bir durum değildir. Yine de iki yaklaşım pratikte işe yarar: (1) beslenme değerlendirmesi, (2) gerekirse laboratuvar belirteçleri. Beslenme tarafında; haftalar-aylar boyunca çok az balık/deniz ürünü tüketen, ALA kaynakları (ceviz, keten tohumu, kanola/soya yağı gibi) düşük olan kişilerde omega-3 alımı yetersiz olabilir. Klinik olarak özgül olmayan bazı bulgular (cilt kuruluğu, konsantrasyon dalgalanmaları, eklem konforsuzluğu gibi) omega-3’e bağlanabilir; fakat bu belirtiler çok farklı nedenlerle de ortaya çıkabildiği için “sadece omega-3 eksikliği” demek doğru değildir.
Daha objektif değerlendirmede “omega-3 indeksi” gibi eritrosit membranındaki EPA+DHA düzeyini ölçen testler bazı ülkelerde kullanılır; ancak her yerde rutin değildir ve klinik kararı tek başına belirlemez. En rasyonel yöntem; beslenmeyi düzeltmek (haftada 2 porsiyon yağlı balık hedeflemek) ve belirgin bir hedef varsa (ör. trigliserit yüksekliği) hekimle birlikte takip etmektir.
Özet: Eksiklik şüphesinde önce tabağı düzeltin: balık/deniz ürünü ve bitkisel ALA kaynaklarını artırın. Şikâyet veya risk varsa, hedefe yönelik kan testleri ve hekim değerlendirmesiyle kişiselleştirin.