Beslenmede yeni denge
Bariatrik
cerrahi yalnızca kilo kaybı hedefi ile ilgili değildir; yağsız vücut kütlesinin
korunması, mikro besin eksikliklerinin önlenmesi ve uzun vadede sağlıklı
yaşamın sürdürülmesi önemlidir. Küçük porsiyonlarla yeterli besin değerini
sağlamak bu yeni dengenin temelidir.
Fizyolojik değişiklikler
Ameliyat sonrasında mide kapasitesinin küçülmesi, hızlı gastrik boşalma,
bağırsak yolunun kısalması ve hormonal değişimler besinlerin sindirimini ve
emilimini önemli ölçüde etkiler. Bu değişiklikler, protein ve mikro besinlerin
vücutta kullanımını zorlaştırabilir. Ayrıca bağırsak mikrobiyotasında meydana
gelen değişiklikler bağışıklık sistemini de etkileyebilir. Bu nedenle bariatrik
cerrahiden sonra beslenme, fizyolojik adaptasyona uyum sağlayan yaşam boyu bir
yaklaşım olarak görülmelidir.
Demir eksikliği
Demir eksikliği, bariatrik cerrahiden sonra en sık görülen mikro besin
yetersizliklerinden biridir. Özellikle Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB)
sonrasında, mide asidi üretiminin azalması ve ince bağırsaklarda emilim
yüzeyinin kısalması demir alımını zorlaştırır. Örneğin, bir araştırmada RYGB
geçiren hastaların %68’inde 10 yıl sonra düzenli takviye kullanımına rağmen demir
eksikliği saptanmıştır. Benzer şekilde, bir diğer çalışmada üç yıl içinde demir
eksikliği %43 ve anemi ise %16 oranında görülmüştür. Bu nedenle cerrahi sonrası
düzenli laboratuvar takipleri ve gerekirse oral ya da intravenöz demir desteği
kritik öneme sahiptir.
B12 eksikliği
B12 vitamini, sinir sistemi sağlığı, kırmızı kan hücrelerinin yapımı ve DNA
sentezi için kritik öneme sahiptir. B12 eksikliğinim sık görülmedeki temel
nedeni, mide hacminin küçülmesiyle birlikte intrinsik faktör üretiminin
azalması ve bazı cerrahi yaklaşımlardaki ince bağırsakta emilim yüzeyinin
kısalmasıdır. Örneğin bir meta-analizde, RYGB sonrası iki yıl içinde B12
eksikliği oranı %2,3’ten %6,5’e yükselmiştir; aynı dönemde anemi oranı
%12,2’den %25,9’a çıkmıştır. Bu bulgular, cerrahiden sonraki yıllarda bir
eksiklik riski olduğunu ortaya koymaktadır. Uzun dönemde tedavi edilmeyen B12
yetersizliği kalıcı nörolojik hasara yol açabilir. Bu nedenle bariatrik cerrahi
geçiren hastaların düzenli aralıklarla B12 düzeylerinin takip edilmesi ve
gerektiğinde takviye yapılması önerilir.
D vitamini eksikliği
D vitamini, kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve kas fonksiyonları için
kritik rol oynar. Bariatrik cerrahi sonrasında birçok hastada D vitamini
eksikliği sık görülür. 54 çalışmayı kapsayan bir meta-analizde, cerrahiden beş
yıl sonra hastaların %35,8’inde D vitamini eksikliği bildirilmiştir. Bu durum,
standart takviyelerin her zaman yeterli olmadığını göstermektedir. Bu nedenle,
bariatrik cerrahi sonrası hastalarda düzenli D vitamini takibi ve kişiye özel
dozlarda desteklenmesi önerilmektedir.
Folat ve B1 vitamini eksikliği
Folat eksikliği, yetersiz alım ve emilim bozukluğuna bağlı olarak bariatrik
cerrahi sonrası sık görülebilir. Özellikle gebelik planlayan kadın hastalarda
folat takviyesi kritik öneme sahiptir.
B1 vitamini (tiamin) yetersizliği ise daha erken dönemde ortaya çıkabilir
ve ciddi nörolojik sonuçlar doğurabilir. Bir meta-analizde bariatrik cerrahi
sonrası tiamin eksikliği prevalansı %27 olarak bildirilmiştir. Bu nedenle
ameliyat sonrası dönemde folat ve tiamin düzeylerinin izlenmesi önemlidir.
Çinko ve diğer mikro besin eksiklikleri
Çinko, bağışıklık fonksiyonu, yara iyileşmesi ve tat duyusu için önemli bir
mineraldir. Bariatrik cerrahi sonrası özellikle RYGB sonrası hastalarda çinko
eksikliği daha sık görülür. Bunun yanı
sıra, A, E ve K vitaminleri gibi yağda çözünen vitaminlerde de eksiklik
gelişebilir. Uzun dönem takiplerde A vitamini yetersizliği gece körlüğü, E
vitamini eksikliği nörolojik sorunlar, K vitamini eksikliği ise pıhtılaşma
bozukluklarına yol açabilmektedir. Bu nedenle bariatrik cerrahi sonrası sadece
demir, B12 ve D vitamini değil, çinko ve diğer mikro besinlerin de düzenli
aralıklarla takip edilmesi ve gerektiğinde takviye edilmesi önerilir.
Malnütrisyon
Bariatrik cerrahi sonrasında, özellikle malabsorptif yöntemler uygulanan
hastalarda ağır besin yetersizlikleri gelişebilir. Küçük porsiyonlar, besin
intoleransı ve emilim bozuklukları birleştiğinde protein-enerji malnütrisyonu
ortaya çıkabilir. Nadir olsa da ciddi vakalar rapor edilmiştir. Örneğin, cerrahi
sonrası malnütrisyon nedeniyle revizyon cerrahisi yapılan bir seride,
hastaların %89’unda beslenme desteği gerekmiş, revizyon sonrası bu oran %13’e
düşmüştür. Bu nedenle malnütrisyon riski
taşıyan hastalarda erken dönemde düzenli diyetisyen ve doktor kontrolü kritik
önem taşır.
Dumping sendromu ve glisemik kontrol
Dumping sendromu, özellikle RYGB sonrası görülen ve midenin hızla
boşalmasına bağlı gelişen bir durumdur. Yemekten kısa süre sonra çarpıntı,
terleme, karın ağrısı, ishal ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkar. Uzun
dönemde ise postprandiyal hipoglisemi görülebilir.
Bu tablo, hızlı emilen karbonhidratların ani kan şekeri yükselmesine ve
ardından insülin aracılı hızlı düşüşe yol açmasından kaynaklanır. Hastalar sık
sık açlık hissi, konsantrasyon güçlüğü ve bayılma atakları yaşayabilir.
Protein eksikliği
Protein, bariatrik cerrahi sonrası kas kütlesinin korunması, yara
iyileşmesi ve metabolizmanın sağlıklı işleyişi için en önemli makro besindir.
Ancak mide hacminin küçülmesi, besin intoleransı ve iştahsızlık nedeniyle
yeterli alım her zaman mümkün olmayabilir. Kılavuzlar, ameliyat sonrası dönemde
günlük en az 60–80 gram protein alınmasını önermektedir. Bu miktar, özellikle
ilk 3 ayda kas kaybının önlenmesi için büyük önem taşır.
Hidrasyon ve su tüketimi
Bariatrik cerrahi sonrası yeterli sıvı alımı, küçülen mide hacmi ve hızlı
tokluk hissi nedeniyle kısıtlanabilir. Günlük hedef bireyin tolere edebileceği
şekilde gün içine yayılmalıdır. Ameliyat sonrası erken dönemde aynı anda
yemekle sıvı almak mideyi zorlayabilir. Bu nedenle öğünlerden 30 dakika önce ve
sonra sıvı tüketilmesi önerilir.
Beslenme davranışı değişikliği
Bariatrik cerrahi, yalnızca anatomiyi veya fizyolojiyi değil, yeme
davranışlarını da kalıcı biçimde değiştirir. Küçülen mide hacmi ve erken tokluk
hissi, küçük porsiyonlarla yavaş tüketmeyi de beraberinde getirir. Ayrıca
dumping sendromu veya yeni besin intoleransları oluşabilir. Bazı bireylerde,
hızlı yemek yeme alışkanlığı veya porsiyon kontrolü zorlukları nedeniyle özellikle
erken dönemde mide problemleri, bulantı ve kusma görülebilir. Bu nedenle, yavaş
yemek, iyice çiğnemek ve öğünleri planlı tüketmek gerekli davranışsal
değişikliklerdir. Uzun vadede ise, yeni beslenme düzenine uyum sağlamak için
psikolojik destek önerilir, bariatrik diyetisyen ise hastaların bu yolculuğunda
sürdürülebilir sağlıklı beslenme davranışları edinmesi için en iyi yol
arkadaşıdır.
Bariatrik diyetisyenin rolü ve takip
Bariatrik cerrahi sonrası uzun dönem başarı, yalnızca cerrahi müdahaleye
değil, uzman bir diyetisyen desteğiyle yapılan düzenli takiplere bağlıdır.
Diyetisyen, hastanın sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları
kazanmasını sağlar , günlük protein hedeflerini belirler, mikro besin
takviyelerini planlar ve olası eksiklikleri erken dönemde fark eder.
Diyetisyen desteği, yalnızca eksiklikleri önlemekle sınırlı kalmaz; aynı
zamanda hastaların yeni beslenme davranışlarına uyum sağlaması, beslenmeye
bağlı komplikasyonları yönetmesi ve sürdürülebilir bir yaşam tarzı kazanması
için de gereklidir.
Özet
Bariatrik cerrahi, obezite tedavisinde etkili bir yöntemdir; ancak uzun
dönem başarısı, doğru beslenme stratejileri ve düzenli takip ile mümkündür.
Ameliyat sonrası dönemde demir, B12, D vitamini, folat, B1 ve çinko gibi mikro
besin eksiklikleri sık görülürken; protein yetersizliği, hidrasyon sorunları ve
dumping sendromu da yaşam kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle hastaların
beslenme planları bariatrik cerrahi diyetisyeni tarafından planlanarak kişiye
özel olmalıdır. Doğru bilgi ve uygun beslenme yaklaşımlarıyla, bariatrik
cerrahi yalnızca kilo kaybı değil, aynı zamanda sürdürülebilir sağlık ve yaşam
kalitesi için güçlü bir adım olabilir.
Referanslar
1. Aasheim ET, et al. (2009). Vitamin status after
bariatric surgery: a randomized study of gastric bypass and duodenal switch.
The American Journal of Clinical Nutrition.
doi:https://doi.org/10.3945/ajcn.2009.27583.
2. Bahardoust M, et al. (2022). B1 vitamin
deficiency after bariatric surgery, prevalence, and symptoms: a systematic
review and meta-analysis. Obesity Surgery.
doi:https://doi.org/10.1007/s11695-022-06178-7.
3. Bal BS, et al. (2012). Nutritional deficiencies
after bariatric surgery. Nature Reviews Endocrinology.
doi:https://doi.org/10.1038/nrendo.2012.48.
4. Chen L, et al. (2024). Long-term prevalence of
vitamin deficiencies after bariatric surgery: a meta-analysis. Langenbeck’s
Archives of Surgery. doi:https://doi.org/10.1007/s00423-024-03422-9.
5. Elgeidie A, et al. (2020). Protein energy
malnutrition after one-anastomosis gastric bypass with a biliopancreatic limb
≤200 cm: a case series. Journal of Laparoendoscopic & Advanced Surgical
Techniques. doi:https://doi.org/10.1089/lap.2020.0226.
6. Ferraz ÁAB, et al. (2018). Micronutrient
deficiencies following bariatric surgery: a comparative analysis between sleeve
gastrectomy and Roux-en-Y gastric bypass. Revista do Colégio Brasileiro de
Cirurgiões. https://doi.org/10.1590/0100-6991e-20182016.
7. Gasmi A, et al. (2021). Micronutrient
deficiencies in patients after bariatric surgery. European Journal of
Nutrition. doi:https://doi.org/10.1007/s00394-021-02619-8.
BOMSS (2014). BOMSS guidelines on perioperative and postoperative biochemical
monitoring and micronutrient replacement for patients undergoing bariatric
surgery. British Obesity and Metabolic Surgery Society.https://bomss.org/wp-content/uploads/2021/06/BOMSS-guidelines-Final-version1Oct14.pdf
8. Mechanick JI, et al. (2013). Clinical practice
guidelines for the perioperative nutritional, metabolic, and nonsurgical
support of the bariatric surgery patient – 2013 update. Obesity.
doi:https://doi.org/10.1002/oby.20461.
9. Moizé VL, et al. (2010). Nutritional pyramid for
post-gastric bypass patients. Obesity Surgery.
doi:https://doi.org/10.1007/s11695-010-0160-9.
10. O’Kane M, et al. (2020). British Obesity and
Metabolic Surgery Society guidelines on perioperative and postoperative
biochemical monitoring and micronutrient replacement – 2020 update. Obesity
Reviews. doi:https://doi.org/10.1111/obr.13087.
11. Osland E, et al. (2020). Micronutrient
management following bariatric surgery: the role of the dietitian in the
postoperative period. Annals of Translational Medicine.
doi:https://doi.org/10.21037/atm.2019.06.04.
12. Sarwer DB, et al. (2005). Psychosocial and
behavioral aspects of bariatric surgery. Obesity Research.
doi:https://doi.org/10.1038/oby.2005.71.
13. Steenackers N, et al. (2018). Iron deficiency
after bariatric surgery: what is the real problem? Proceedings of the Nutrition
Society. doi:https://doi.org/10.1017/s0029665118000149.
14. Taselaar AE, et al. (2023). PROMISE: Effect of
protein supplementation on fat-free mass preservation after bariatric surgery,
a randomized double-blind placebo-controlled trial. Trials.
doi:https://doi.org/10.1186/s13063-023-07654-w.
15. Vahibe A, et al. (2022). Safety and efficacy of
revisional surgery as a treatment for malnutrition after bariatric surgery.
Journal of the American College of Surgeons.
doi:https://doi.org/10.1097/xcs.0000000000000397.