Map of Health
Dr. Dyt. Seda Önal
Araştırma Görevlisi - Fırat Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Diyetetik Anabilim Dalı
Güncelleme: 2026-01-14
Editoryal not
Map of Health içerikleri kanıta dayalı yaklaşımla hazırlanır. Şeffaflık için kaynaklar paylaşılır.
Tıbbi uyarı
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı/tedavi yerine geçmez. Acil durumlarda sağlık profesyoneline başvurun.
"Bazen aç olan midemiz değil, susturamadığımız duygularımızdır; biz ise onları yemekle yatıştırmaya çalışırız."
DUYGUSAL YEME VE SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Duygusal yeme nedir?

Vücudun büyümesi, gelişmesi ve insanların yaşamını sürdürebilmesi amacıyla ağız yoluyla ve yeteri kadar alınan besin ögelerini temsil eden beslenme, sadece fizyolojik bir olay olarak değerlendirilmemektedir. Psikolojik olarak beslenme durumunun duygular ile bağlantılı olduğu, heyecan, stres, mutluluk, depresyon, can sıkıntısı üzüntü vb. duyguların beslenme sürecinde değişiklik gösterebileceği bilinmektedir.

Psikolojik etkenlerden birisi olan duygusal yeme, “olumsuz duygulara tepki olarak aşırı yeme eğilimi” olarak tanımlanan, ancak patolojik olmayan bir yeme davranışıdır. Duygusal yeme ayrıca yalnızlık, depresyon ve anksiyete gibi duygu durum değişikliklerine tepki olarak ortaya çıkan ve kişinin normalden daha fazla yemek tüketmesine yol açabilen bir psikolojik yeme biçimi olarak da tanımlanmaktadır.

Duygusal yemenin nedenleri

Fiziksel açlık ve duygusal açlık belirtileri birbirine benzememektedir. İnsanlar fiziksel açlık durumunda midelerinde açlık hissederler, kan şekerleri düşebilir; daha sonra yemek yediklerinde doyuma ulaşmaktadırlar. Bu açlığı yatıştırma davranışı, duygusal yeme davranışı gösteren kişilerdekinden farklıdır. Kişiler atıştırmalıklar, sebze veya meyve gibi düşük enerjili yiyecekler yiyerek fiziksel açlıklarını giderebilirler. Ancak duygusal açlık aniden ortaya çıkmaktadır ve normal fiziksel sinyalleri göstermemektedir. Duygusal açlık durumunda insanlar buldukları her şeyi (çoğunlukla yüksek enerjili yiyecekleri) tercih ederler.

Duygusal yemenin, duygu düzenlemesinde ve inhibisyonundaki eksikliklerden kaynakladığı belirtilmektedir. Nedenleri arasındaki diğer faktörler ise genetik ve stres yer almaktadır. Duygusal yeme yaşanan olumsuz duygulardan uzaklaşma yöntemi olarak görülmektedir. İnsanların olumsuz duygularla karşılaşması sonucu bir şeyler yiyip içerek o duygudan kurtulabileceklerini düşünerek tok olmalarına rağmen stresi azaltmak, daha iyi hissetmek, mutlu olmak, sorunlarla baş etmek vb durumlarda yiyip içmektedirler.

Stres ve olumsuz duygular bir kişinin kontrolünü kaybetmesine ve iştahının artmasına neden olarak aşırı yemeye yol açabilmektedir. İştah, iki mekanizma aracılığıyla düzenlenmektedir. Birincisi, hedonik fazda, ödül sistemini uyararak lezzetli yiyecekler yedikten sonra dopamin ve serotonin üretiminin artması, ikincisi, biyolojik ihtiyaçlar tarafından düzenlenen homeostatik düzenleme ve leptin gibi hormonları düzenleyerek iştahı ve yeme sürecini etkilemesidir. Dopamin, beyin ortasındaki üç ana alanda (ventral tegmental alan, substantia nigra ve retrorubral alan) bulunan dopamin nöronları tarafından sentezlenmekte ve salınmaktadır. Ventral tegmental alandaki dopamin nöronları, ventral striatuma (yemek isteğiyle ilgili ana beyin bölgesi) projeksiyonlar göndererek mezolimbik devreleri oluşturur. geleneksel olarak motivasyonla ilişkilendirilen hiperaktif mezolimbik dopaminerjik sistem, yiyecekle ilgili ödüller için artan bir teşvik veya isteğe yol açar ve böylece yiyecek tüketiminin başlatılmasına katkıda bulunmaktadır. Yetersiz dopamini olan kişilerin, mutluluk hissetmek için bu eksikliği dışarıdan telafi etme eğilimi gösterdikleri ve bağımlı olma eğiliminde oldukları belirtilmektedir. 

Duygusal yeme ve risk grupları

Çocuklarda, adolesanlarda, beden kütle indeksi (BKİ) yüksek ve obez bireylerde, diyet yapma eyleminde olan/olmayan kadınlarda ve ruhsal sorunlara sahip bireylerde duygusal yemenin daha sık ortaya çıktığı belirtilmektedir.

Duygusal beslenmenin sonuçları nelerdir?

Duygusal yemenin, pek çok soruna neden olduğu düşünülmektedir. Bu yeme örüntüsü, yiyecek tüketiminde artışla birlikte kişilerin vücut ağırlığı yönetimini zorlaştırmakta, tıkanırcasına yeme bozukluğu gibi klinik olarak sorunlu yeme örüntüleri için bir risk oluşturmaktadır. Ayrıca, bir baş etme davranışı olarak ortaya çıkan duygusal yeme, mevcut olan sorunun devam etmesine ve ek stres deneyimlerine yol açmaktadır. Bu duygusal yeme alışkanlıkları artan vücut ağırlığıyla birleşince diyabet ve kalp hastalığı riskinin daha da arttığı belirtilmiştir. Ek olarak, duygusal yiyenler yeme olaylarından hemen sonra fiziksel görünümleriyle ilgili olarak sıklıkla olumsuz duygular hissedebilirler. Yeme davranışları aynı zamanda vücut imajını da etkileyebilir ve bu da kişinin vücutla ilgili olumsuz öz değerlendirmesine işaret eden vücut memnuniyetsizliğine neden olabilir.

Sonuç ve öneriler

Beslenme çift yönlü olarak duygular üzerindeki etki göstermektedir. Duygular besin seçimlerini etkileyebildiği gibi, tüketilen besinler de ruh halini değiştirebilmektedir. Duygusal yeme tedavisinde, farkındalıkla yeme ve farkındalık meditasyonlarının yararlı olduğu belirtilmektedir. Duygusal yemeden kurtulmanın en önemli yolunun duygusal farkındalığı arttırmak; açlık sinyallerini ve vücudun tepkilerini dinlemeyi bilmek, besin ve duygu günlüğü tutmak ve farkındalıkla beslenmeyi öğrenmek olduğu vurgulanmaktadır.

Bireysel veya grup toplantıları şeklinde davranış değişikliği terapisinin verilmesi tavsiye edilmektedir. Sağlık profesyonellerinin genel bir değerlendirme yapması, hastaya normal beslenmesini değiştirme yolları sağlaması ve hasta için uygun bir eğitim programı (diyete uymanın veya uymamanın getirdiği fayda ve zararlar) planlamasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

Ayrıca, fiziksel aktiviteye katılmanın, kişilerin sağlık ve beden imajı ile ilgili sağlam bir bilgi sistemi ve bilişsel çerçeve oluşturmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda kendilerini doğru bir şekilde algılamalarını ve dış yargı korkusunu aşmalarını sağlayan sosyal etkileşim fırsatları sağlayacağı belirtilmektedir. Fiziksel aktivitenin bireylerin yukarıda belirtilen kısır döngüden kurtulmalarına, düzenli ve öz disiplinli bir yaşam tarzı geliştirmelerine ve kendi duygularına hakim olmalarını sağlamalarına yardımcı olacağı savunulmaktadır.


Dr. Dyt. Seda Önal
Dr. Dyt. Seda Önal
Araştırma Görevlisi - Fırat Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Diyetetik Anabilim Dalı

Referanslar

1.      Duran, S., & Adabalı, M. M. (2023). Duygusal Yeme (Emotional Eating). Journal of Tourism & Gastronomy Studies11(3), 1873-1890.  https://doi.org/10.21325/jotags.2023.1272

2.      Arexis, M., Feron, G., Brindisi, M. C., Billot, P. É., & Chambaron, S. (2023). A scoping review of emotion regulation and inhibition in emotional eating and binge-eating disorder: what about a continuum?. Journal of Eating Disorders11(1), 197. https://doi.org/10.1186/s40337-023-00916-7

3.      İnalkaç, S., & Arslantaş, H. (2018). Duygusal yeme. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi27(1), 70-82. https://doi.org/10.17827/aktd.336860

4.      Serin, Y., & Şanlıer, N. (2018). Emotional eating, the factors that affect food intake, and basic approaches to nursing care of patients with eating disorders. Journal of Psychiatric Nursing/Psikiyatri Hemsireleri Dernegi9(2).

https://doi.org/10.14744/phd.2018.23600

5.      Zare, H., Rahimi, H., Omidi, A., Nematolahi, F., & Sharifi, N. (2024). Relationship between emotional eating and nutritional intake in adult women with overweight and obesity: a cross-sectional study. Nutrition Journal23(1), 129.

https://doi.org/10.1186/s12937-024-01030-3

6.      Yu, Y., Miller, R., & Groth, S. W. (2022). A literature review of dopamine in binge eating. Journal of Eating Disorders10(1), 11. https://doi.org/10.1186/s40337-022-00531-y

7.      Özgür, M., & Yılmaz, H. Ö. (2023). Üniversite öğrencilerinde duygusal yeme durumunu etkileyen faktörlerin incelenmesi. Beslenme ve Diyet Dergisi51(3), 58-68.

https://doi.org/10.33076/2023.BDD.1803

8.      Tuncer, G. Z., & Duman, Z. Ç. (2020). An examination of emotional eating behavior in individuals with a severe mental disorder. Archives of Psychiatric Nursing34(6), 531-536. https://doi.org/10.1016/j.apnu.2020.10.002

9.      Yurtsever, S. S., & Sütcü, S. T. (2022). Duygusal Yeme: Değerlendirme Yöntemleri Üzerine Bir İnceleme. Nesne Psikoloji Dergisi10(23), 151-168.  https://doi.org/10.7816/nesne-10-23-09

10.  Dakanalis, A., Mentzelou, M., Papadopoulou, S. K., Papandreou, D., Spanoudaki, M., Vasios, G. K., ... & Giaginis, C. (2023). The association of emotional eating with overweight/obesity, depression, anxiety/stress, and dietary patterns: a review of the current clinical evidence. Nutrients15(5), 1173. https://doi.org/10.3390/nu15051173

11.  Ünal, S. G. (2018). Duygusal yeme ve obezite. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi3(2), 30-47.

12.  Wang, H., He, X., Tang, Y., Tang, J., & Yang, J. (2024). Unveiling the links between physical activity, self-identity, social anxiety, and emotional eating among overweight and obese young adults. Frontiers in Psychology14, 1255548. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2023.1255548