Doç. Dr. Muhammet Emin Çam
Rektör Danışmanı, Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi - İstanbul Kent Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmokoloji Anabilim Dalı
Misafir Öğretim Üyesi - University College London, Makine Mühendisliği ve Tıp Fakültesi, UK
Misafir Öğretim Üyesi - University of Aveiro, Biomedikal Mühendisliği Fakültesi, Portekiz
Yayın: 2026-01-20 Güncelleme: 2026-01-20
Editoryal not
Map of Health içerikleri kanıta dayalı yaklaşımla hazırlanır. Şeffaflık için kaynaklar paylaşılır.
Tıbbi uyarı
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı/tedavi yerine geçmez. Acil durumlarda sağlık profesyoneline başvurun.
"Pnömoni (zatürre), akciğer dokusunun enfeksiyon kaynaklı iltihaplanmasıdır. Bu kapsamlı rehberde pnömoninin belirtilerini, türlerini, nedenlerini ve güncel tedavi yaklaşımlarını bilimsel temelde ele alıyoruz."
Pnömoni (Zatürre) Nedir? Belirtileri, Türleri, Nedenleri ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Pnömoni (Zatürre) Nedir? Akciğerlerde Ne Olur?

Pnömoni (zatürre), akciğerlerdeki alveol adı verilen hava keseciklerinin enfeksiyon nedeniyle iltihaplanmasıdır. Enfeksiyon sırasında alveoller sıvı veya irinle dolabilir ve bu durum oksijenin kana geçişini zorlaştırır. Sonuç olarak vücut dokularına yeterli oksijen taşınamaz ve halsizlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Pnömoni tek bir etkenle sınırlı değildir; bakteriler, virüsler ve daha nadir olarak mantarlar pnömoniye yol açabilir. Hastalığın şiddeti yaş, bağışıklık durumu ve eşlik eden kronik hastalıklara göre değişir. Bu nedenle pnömoni basit bir soğuk algınlığı gibi görülmemeli; doğru tanı, risk sınıflaması ve hedefe yönelik tedavi planı ile yönetilmelidir. Erken müdahale, komplikasyon riskini azaltır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

Pnömoni Belirtileri: Erken Uyarılar ve Ağır Seyir Bulguları

Pnömoninin belirtileri etken mikroorganizmaya ve hastalığın şiddetine göre değişir. En sık belirtiler ateş, titreme, öksürük, balgam, nefes darlığı ve göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı genellikle nefes alırken artabilir ve bu durum plevral irritasyonu düşündürür. Bazı hastalarda çarpıntı, iştahsızlık ve belirgin halsizlik de tabloya eşlik edebilir.

Yaşlılarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde klasik belirtiler silik kalabilir; ateş olmayabilir ve bunun yerine bilinç bulanıklığı, ani fonksiyon kaybı, düşme veya belirgin uyku hali görülebilir. Çocuklarda hızlı solunum, burun kanadı solunumu, beslenme güçlüğü ve huzursuzluk ön plandadır. Erken uyarı işaretlerinin doğru okunması, pnömoninin ilerleyip hastane yatışı gerektirmeden kontrol altına alınmasını destekler.

Pnömoni Türleri: Toplum Kökenli, Hastane Kökenli, Aspirasyon ve Atipik

Pnömoni, edinildiği ortama ve etkenin tipine göre farklı alt türlere ayrılır. Toplum kökenli pnömoni (CAP), hastane dışında gelişen vakaları ifade eder ve en sık görülen formdur. Hastane kökenli pnömoni (HAP) ise hastanede yatış sonrası gelişir; etkenler daha dirençli olabileceği için tedavi stratejisi farklılaşır. Ventilatör ilişkili pnömoni, yoğun bakım ve solunum cihazı kullanımıyla ilişkilidir.

Aspirasyon pnömonisi, mide içeriği veya ağız-yutak sekresyonlarının akciğere kaçmasıyla ortaya çıkar; yutma bozukluğu, bilinç kaybı ve reflü gibi durumlarda risk artar. Atipik (walking) pnömoni ise daha sinsi, daha hafif seyredebilir; ancak yine de komplikasyon gelişebilir. Doğru sınıflama, hem tedavi seçimini hem de prognoz değerlendirmesini doğrudan etkiler.

Toplum Kökenli Pnömoni (CAP): En Sık Görülen Senaryo ve Klinik Yaklaşım

Toplum kökenli pnömoni (CAP), hastane yatışı veya yakın dönem sağlık hizmeti teması olmadan gelişen pnömonidir. Etkenler arasında Streptococcus pneumoniae gibi bakteriler, influenza ve RSV gibi virüsler ve atipik ajanlar bulunabilir. Klinik yaklaşımda hastanın yaşı, komorbiditeleri ve vital bulguları değerlendirilerek hastaneye yatış gereksinimi belirlenir.

CAP yönetiminde amaç; hızlı tanı koymak, uygun antibiyotik/antiviral stratejiyi seçmek ve oksijenlenme gibi kritik parametreleri stabilize etmektir. Hafif olgularda ayaktan tedavi planlanabilirken, solunum yetmezliği bulgusu, düşük oksijen satürasyonu veya hemodinamik instabilite varlığında hastane yatışı gerekir. CAP için aşılanma (grip ve pnömokok) ve risk faktörlerinin yönetimi, toplum düzeyinde yükü azaltan temel adımlardır.

Walking Pneumonia (Atipik Pnömoni): Neden Daha Hafif Seyredebilir?

“Walking pneumonia”, günlük yaşamı tamamen durdurmadan seyredebildiği için halk arasında bu isimle bilinen atipik pnömoni tablosudur. Etkenler arasında Mycoplasma pneumoniae ve bazı viral ajanlar yer alabilir. Belirtiler daha sinsi başlar: düşük dereceli ateş, boğaz ağrısı, kuru öksürük ve genel halsizlik ön plandadır.

Hafif seyredebileceği algısı, tanının gecikmesine yol açabilir. Oysa bazı kişilerde uzun süren öksürük, bronş hiperreaktivitesi ve nadiren komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle şikâyetler 7–10 günü aşıyorsa, nefes darlığı artıyorsa veya eşlik eden risk faktörleri varsa değerlendirme önemlidir. Atipik pnömonide tedavi, etken spektrumuna göre şekillenir; gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak için klinik karar süreci dikkatle yürütülmelidir.

Pnömoni Nedenleri: Bakteriyel Etkenler ve Sık Görülen Patojenler

Bakteriyel pnömoni, özellikle yetişkinlerde önemli bir paya sahiptir. Streptococcus pneumoniae toplum kökenli pnömoninin klasik etkenlerinden biridir. Klebsiella pneumoniae bazı risk gruplarında daha ağır seyirli tablolar oluşturabilir. Mycoplasma pneumoniae ise atipik pnömoniyle ilişkilidir ve daha sinsi başlayabilir.

Hangi patojenin olası olduğuna karar vermek; hastanın yaşı, kronik hastalıkları, yakın dönem antibiyotik kullanımı, seyahat öyküsü ve epidemiyolojik faktörler gibi parametrelere dayanır. Ayrıca antibiyotik direnci klinik sonuçları etkileyen kritik bir değişkendir. Bu nedenle tedavi seçimi “genel antibiyotik” mantığıyla değil; olası etken, lokal direnç paternleri ve hastalık şiddeti üçgeninde yapılmalıdır. Gerektiğinde kültür ve tanısal testler, hedefe yönelik tedaviye geçişi destekler.

Viral Pnömoni: Grip ve Diğer Virüsler Sonrası Risk Neden Artar?

Viral pnömoni, influenza gibi solunum yolu virüsleriyle veya RSV gibi etkenlerle gelişebilir. Virüsler akciğer dokusunda inflamasyon yaratarak solunumu zorlaştırır ve oksijenlenmeyi düşürebilir. Ayrıca viral enfeksiyon sonrası hava yolu savunması zayıflayabilir; bu da ikincil (sekonder) bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlar.

Viral pnömonide antibiyotik her zaman gerekli değildir; karar, klinik tablo, laboratuvar parametreleri ve gerekirse görüntüleme ile verilir. Yüksek ateşin uzaması, balgamın belirginleşmesi, klinik kötüleşme veya risk grubunda olma bakteriyel süperenfeksiyon ihtimalini artırabilir. Grip aşısı ve risk yönetimi, viral pnömoninin hem görülme sıklığını hem de ağır seyir olasılığını azaltan temel stratejilerdir.

Pnömoni Tanısı: Akciğer Grafisi, Kan Testleri ve Balgam İncelemesi

Pnömoni tanısı klinik değerlendirme ile başlar; öykü, fizik muayene ve vital bulgular bir arada yorumlanır. Akciğer grafisi (X-ray), pnömoni lehine infiltrasyonları göstermede temel görüntüleme yöntemidir. Bazı olgularda BT, özellikle komplike veya atipik seyirlerde daha detaylı değerlendirme sağlar.

Kan testleri (tam kan sayımı, CRP gibi inflamasyon belirteçleri) hastalık aktivitesi ve olası etken hakkında ipuçları sunabilir. Balgam örneği ve kültür, özellikle ağır olgularda veya direnç şüphesinde hedefe yönelik tedaviyi destekler. Oksijen satürasyonu ve gerekirse arter kan gazı, solunum yetmezliği riskini değerlendirmede kritik parametrelerdir. Doğru tanı seti, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltır ve tedaviyi optimize eder.

Pnömoni Tedavisi: Antibiyotik Ne Zaman Gerekir, Ne Zaman Hastane Yatışı Olur?

Pnömoni tedavisi; etkenin bakteriyel mi viral mi olduğuna, hastalığın şiddetine ve hastanın risk profiline göre belirlenir. Bakteriyel pnömonide antibiyotik temel tedavidir; ancak her öksürük ve ateşte antibiyotik başlanması doğru değildir. Klinisyen, bulgular, laboratuvar göstergeleri ve görüntülemeye göre karar verir.

Destek tedavisi her pnömoni türünde kritiktir: yeterli sıvı alımı, ateş kontrolü, dinlenme, gerekirse oksijen desteği ve solunum egzersizleri. Oksijen satürasyonunun düşmesi, hızlı solunum, bilinç değişikliği veya tansiyon düşüklüğü gibi bulgular hastane yatışını gerektirebilir. Tedavinin başarısı; doğru ilaç seçimi kadar, düzenli kullanım, kontrol muayenesi ve komplikasyonların erken fark edilmesiyle güçlenir.

Pnömoniden Korunma: Aşılar, Hijyen, Risk Azaltımı ve Yaşam Tarzı

Pnömoniden korunmada en etkili stratejiler, risk faktörlerini azaltmak ve bağışıklamayı güçlendirmektir. Grip aşısı, viral enfeksiyonların pnömoniye dönüşme riskini düşürürken; pnömokok aşıları belirli risk gruplarında bakteriyel pnömoni yükünü azaltabilir. Özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler için aşılama kritik öneme sahiptir.

El hijyeni, kapalı alanlarda havalandırma, sigara bırakma ve ağız hijyeninin iyi olması solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabilir. Aspirasyon riski olanlarda yutma değerlendirmesi ve beslenme stratejileri önemlidir. Sağlıklı yaşam tarzı (uyku, dengeli beslenme, düzenli aktivite) bağışıklık sistemini destekler. Korunma yaklaşımı; tek bir önlem değil, sürdürülebilir bir risk yönetimi programı olarak ele alınmalıdır.


Doç. Dr. Muhammet Emin Çam
Doç. Dr. Muhammet Emin Çam
Rektör Danışmanı, Dekan Yardımcısı ve Öğretim Üyesi - İstanbul Kent Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmokoloji Anabilim Dalı
Misafir Öğretim Üyesi - University College London, Makine Mühendisliği ve Tıp Fakültesi, UK
Misafir Öğretim Üyesi - University of Aveiro, Biomedikal Mühendisliği Fakültesi, Portekiz

FAQ

Toplum kökenli pnömonide (CAP) en sık sorumlu tutulan etkenler, klinik pratikte bakteriler ve virüslerdir. Bakteriyel nedenler arasında klasik olarak Streptococcus pneumoniae öne çıkar; ancak mevsime, yaş grubuna, komorbiditelere ve yerel e…

“Pneumonia” kelimesinin Türkçesi “pnömoni”dir ve halk arasında en yaygın karşılığı “zatürre” olarak kullanılır. Pnömoni; akciğer dokusunun, özellikle alveol denilen hava keseciklerinin enfeksiyon kaynaklı iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma …

“Top 3” etken listesi, coğrafyaya ve hasta profiline göre değişebilse de klinik pratikte en sık gündeme gelen üç grup: (1) Streptococcus pneumoniae gibi tipik bakteriler, (2) atipik etkenler (özellikle Mycoplasma pneumoniae ) ve (3) solunum…

Pnömoni; bakteriler, virüsler ve daha nadiren mantarlar gibi mikroorganizmaların akciğere yerleşip iltihap oluşturmasıyla gelişir. Toplum kökenli pnömonide sık etkenler arasında Streptococcus pneumoniae, bazı virüsler (influenza gibi) ve at…

Pnömoni genel bir şemsiye terimdir ve akciğer dokusundaki enfeksiyon/iltihaplanmayı ifade eder. Toplum kökenli pnömoni (CAP) ise pnömoninin “nerede edinildiğini” tanımlar: hastane yatışı, uzun süreli bakım kurumu veya yakın dönem sağlık hiz…

Mycoplasma pneumoniae genellikle solunum yoluyla bulaşır; enfekte kişinin öksürmesi, hapşırması veya yakın temasıyla ortaya çıkan damlacıklar (droplet) yoluyla diğer kişilere geçebilir. Kalabalık ortamlarda (okullar, yurtlar, ofisler, asker…

CAP hafiften ağır ve hayatı tehdit edene kadar geniş bir spektrumda seyreder. Ciddiyeti belirleyen ana faktörler; hastanın yaşı, kronik hastalıkları (KOAH, kalp yetmezliği, diyabet), bağışıklık durumu ve oksijenlenme düzeyidir. Bazı olgular…

Viral pnömoni, pnömoninin etkeninin bakteri değil virüs olduğu durumdur. İnfluenza, RSV, adenovirüs ve bazı koronavirüsler viral pnömoniye yol açabilir. Viral pnömonide akciğer dokusunda yaygın inflamasyon gelişebilir; öksürük, ateş, nefes …

CAP genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu benzeri belirtilerle başlayabilir: boğaz ağrısı, halsizlik, düşük ateş ve öksürük. Bazı hastalarda başlangıç daha ani olur; yüksek ateş, titreme ve balgamlı öksürük hızlı gelişebilir. Enfeksiyon, …

Evet, pnömoni büyük oranda iyileşebilen bir hastalıktır; ancak iyileşme hızı etkenin türüne (bakteriyel/viral), hastalığın şiddetine, yaşa ve eşlik eden hastalıklara bağlıdır. Uygun antibiyotik gerektiren bakteriyel pnömonilerde doğru ilaç …

Pratikte CAP için “gold standard” ifadesi iki farklı şeyi anlatmak için kullanılır: tanıda doğrulama ve tedavide kılavuz uyumu. Tanı tarafında klinik bulgulara ek olarak akciğer görüntülemesi (çoğunlukla akciğer grafisi; bazı durumlarda BT)…

Akciğer enfeksiyonunun süresi; enfeksiyonun türüne, pnömoni olup olmadığına, kişinin bağışıklık durumuna ve tedavinin zamanlamasına göre değişir. Hafif viral enfeksiyonlarda belirtiler 7–10 gün içinde azalabilir; ancak öksürük daha uzun sür…

CAP riski; bağışıklık kapasitesi ve akciğer rezervi azalan gruplarda yükselir. Özellikle 65 yaş üzeri , kronik akciğer hastalığı (KOAH/astım), kalp hastalığı, diyabet, böbrek yetmezliği olanlar daha yüksek risk taşır. Sigara kullanımı, aşır…

“En hızlı” iyileşme; doğru tanı, doğru tedavi ve iyi destek bakımı kombinasyonuyla sağlanır. Bakteriyel zatürrede hedefe uygun antibiyotik, düzenli kullanım ve yeterli süre tedavinin temelidir. Viral pnömonide ise antibiyotik yerine destek …

CAP’nin bulaşıcılığı “pnömoni” etiketinden ziyade altta yatan etkenle ilişkilidir. Viral kaynaklı pnömoniler (influenza vb.) damlacık yoluyla daha kolay bulaşabilir. Bakteriyel pnömonilerde ise kişiden kişiye doğrudan bulaş, virüsler kadar …

Hayır, zatürre (pnömoni) ve verem (tüberküloz) aynı hastalık değildir. Pnömoni genellikle bakteriler/virüsler nedeniyle daha akut başlayan bir akciğer enfeksiyonudur. Verem ise Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin yaptığı, çoğu zaman …

Pnömoninin erken belirtileri çoğu zaman spesifik değildir ve üst solunum yolu enfeksiyonuna benzeyebilir: halsizlik, iştahsızlık, düşük ateş, baş ağrısı ve öksürük. Zamanla öksürük artabilir, balgam başlayabilir ve nefes darlığı eklenebilir…

Pnömoni, akciğer dokusunun enfeksiyon kaynaklı iltihaplanmasıdır ve hafif seyirli olabileceği gibi bazı kişilerde ciddi solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Hastalığın ciddiyeti; yaş, bağışıklık durumu, kronik hastalıklar (KOAH, kalp y…

Pnömoniye neden olabilen bakteriler hasta grubuna göre değişse de klinik pratikte sık konuşulanlar arasında Streptococcus pneumoniae , Haemophilus influenzae , Staphylococcus aureus , Klebsiella pneumoniae ve atipik grup içinde Mycoplasma p…

Pnömoni tedavisi; etkenin bakteriyel mi viral mi olduğuna, hastalığın şiddetine ve hastanın risk durumuna göre planlanır. Bakteriyel pnömonide antibiyotik tedavisi ana eksendir; seçilecek antibiyotik klinik senaryo ve lokal direnç paternler…

Klebsiella pneumoniae, pratik sınıflamada genellikle “tipik” bakteriyel pnömoni etkenleri arasında değerlendirilir. “Atipik pnömoni” terimi daha çok Mycoplasma, Chlamydophila veya Legionella gibi etkenlerle ilişkilendirilir. Klebsiella, baz…

“Öksürük ciğere indi” ifadesi genellikle alt solunum yolu tutulumu şüphesiyle kullanılır. Uyarıcı bulgular arasında nefes darlığı, hızlı solunum, göğüste sıkışma/ağrı, hırıltı, yüksek ateşin sürmesi, balgamda belirgin artış veya kötüleşme s…

Pnömoninin üç ana neden kategorisi genellikle bakteriler , virüsler ve mantarlar olarak özetlenir. Bakteriyel pnömoni erişkinlerde önemli bir yer tutar ve antibiyotikle tedavi edilebilir. Viral pnömoniler (influenza, RSV vb.) özellikle salg…

“Pnömokok” bir hastalık adı değil; Streptococcus pneumoniae adlı bakterinin halk arasındaki adıdır. Bu bakteri; zatürre (pnömoni), orta kulak iltihabı, sinüzit, menenjit ve kana karışarak ağır enfeksiyon (bakteriyemi/sepsis) gibi tabloların…

CAP’de “en sık tespit edilen” etken, test yapılma sıklığına ve test türüne bağlı olarak değişebilir. Birçok CAP olgusunda etken mikroorganizma laboratuvarla kesinleştirilemez; çünkü her hastada kültür/PCR yapılmaz veya sonuç vermeyebilir. B…

Streptococcus pneumoniae (pnömokok) için antibiyotik seçimi; hastalığın şiddetine, hastanın risklerine, alerji durumuna ve bölgesel direnç paternlerine göre değişir. Bu nedenle “tek bir antibiyotik adı” vermek yerine klinik karar çerçevesi …

Klasik tıp literatüründe pnömoni için bazı “evre” tanımları (ör. konjesyon, hepatizasyon gibi) bulunsa da modern klinikte daha çok klinik şiddet ve iyileşme fazları üzerinden değerlendirme yapılır. Erken fazda ateş, öksürük, halsizlik ön pl…

Zatürre (pnömoni) doğrudan “vereme dönüşmez”; çünkü verem (tüberküloz) farklı bir etkenle (Mycobacterium tuberculosis) oluşur. Ancak klinik pratikte iki konu önemlidir: Birincisi, bazı tüberküloz olguları başlangıçta pnömoni gibi görünebili…

CAP tanısı, klinik değerlendirme ve görüntülemenin birlikte yorumlanmasıyla konur. Hekim; öykü (ateş, öksürük, balgam, nefes darlığı), muayene bulguları (akciğerde ral, solunum seslerinde değişiklik) ve vital bulguları değerlendirir. Tanıyı…

Zatürrede iyileşme süresi; etkenin türüne, hastalığın şiddetine, yaşa ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Antibiyotik gerektiren bakteriyel pnömonilerde, doğru tedavi başladıktan sonra 2–3 gün içinde ateş ve genel durumda düzelme bekle…

CAP’de bakteriyel etkenler; yaş, eşlik eden hastalıklar ve yerel direnç paternlerine göre değişir. Sık konuşulanlar arasında Streptococcus pneumoniae ve Haemophilus influenzae yer alır. Bazı koşullarda Staphylococcus aureus (özellikle viral…

Korunma stratejisi, risk azaltımı ve bağışıklama üzerinden kurgulanır. Grip aşısı ve uygun gruplarda pnömokok aşıları , pnömoni riskini ve ağır seyir olasılığını azaltabilir. El hijyeni, hasta kişilerle yakın teması azaltma, maske kullanımı…

Yetişkinlerde pnömonide endişe gerektiren “kırmızı bayraklar” vardır: belirgin nefes darlığı, oksijen satürasyonunda düşme, göğüs ağrısının artması, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşüklüğü, sürekli yüksek ateş veya hızla kötüleşme bunların b…

Pnömoni tedavi edilmezse enfeksiyon ilerleyebilir ve komplikasyon riski artar. Oksijenlenme bozulabilir, solunum yetmezliği gelişebilir ve hastane/yoğun bakım ihtiyacı doğabilir. Bazı olgularda plevral efüzyon/ampiyem (akciğer zarı arasında…

Walking pneumonia (atipik pnömoni) çoğu zaman daha sinsi başlar. Düşük dereceli ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, halsizlik ve kuru, inatçı öksürük ilk belirtiler arasında yer alır. Balgam az olabilir veya hiç olmayabilir. Nefes darlığı hafif…

Hayır, birebir aynı değildir. Community-acquired pneumonia (CAP) edinim yerini tanımlar: hastane dışında gelişen pnömoni. Walking pneumonia ise genellikle atipik pnömoni spektrumunu anlatan klinik bir ifadedir; sinsi başlangıç, daha hafif a…

“En iyi tedavi”, tek bir ilaç değil; doğru tanı, şiddet değerlendirmesi ve uygun yönetim paketidir. Bakteriyel pnömonide antibiyotik temel yaklaşımdır; viral pnömonilerde antibiyotik her zaman gerekli değildir ve destek tedavisi öne çıkar. …

MRSA pnömonisinde tedavi süresi; enfeksiyonun şiddetine, klinik yanıt hızına, komplikasyon varlığına ve hastanın bağışıklık durumuna göre değişir. Tek bir “standart gün sayısı” yoktur; bazı olgular daha kısa sürede stabilize olurken, ağır/k…

CAP komplikasyonları hafif yan etkilerden ciddi klinik tablolara kadar değişebilir. Akciğer içinde yaygın inflamasyon oksijenlenmeyi bozarak solunum yetmezliğine yol açabilir. Plevral efüzyon ve ampiyem, akciğer zarları arasında sıvı/iltiha…